Home » 2013 » Mayıs

ÇEVREMİZİN ETKİLERİ BÖLÜM 3

ÇEVREMİZİN ETKİLERİ BÖLÜM 3
-BİRİNCİ PİŞMANLIK-ÇEVREMİZİN ETKİLERİ 3 Dayandığım buz gibi pencere, o an çok ihtiyacım olan serinliği sağlıyordu. Artık kendi dünyamdaydım ve muhtemelen durumla daha kolay başa çıkabilecektim. Zavallı kalbim, normal bir insan kalbinin atabileceğinden çok daha hızlı atıyordu ve ben, bu geceden sağ çıkabilmek için dua ediyordum. Kalbim bir türlü yavaşlamıyordu. Ama tıbbi yardım almak da aklımdan geçmiyordu. Belki de bu, bilinçaltımdaki kanuna ve yasa dışı haplara karşı duyduğum korkudan kaynaklanıyordu. Fakat başımı geriye atıp o buz gibi pencereye dayayarak dinlenmek, o an en çok ihtiyaç duyduğum şeymiş gibi geliyordu. Bir ingiliz...
Devamını Oku

ÇEVREMİZİN ETKİLERİ BÖLÜM 2

ÇEVREMİZİN ETKİLERİ BÖLÜM 2
BİRİNCİ PİŞMANLIK ÇEVREMİZİN ETKİLERİ 2 Bu, çoğu açıdan sağlıksız bir ilişkiydi. Yine de bir şekilde o dönemden sağlam çıkmayı başardım. Şimdi geriye baktığımda bunu nasıl yapabildiğime dair hiçbir fikrim yok. Nişanlım tarafından maruz bırakıldığım yoğun zihinsel istismar, psikolojik oyunlar ve bana uyguladığı farklı seviyelerdeki öfke gösterileri, sürekli olarak kendime güvenimi yerle bir ediyordu. Aynı anda bir de şaşırtıcı olmayan bir bankacılık işi bulduğumda her şey kaldırabileceğimden ağır hale geldi. İş yerindeki ekibim harikaydı ve kendimi yeniden hayattan zevk alırken buldum. Düzenli bir işe sahip olmak, o anki durumumun çok daha...
Devamını Oku

ÇEVREMİZİN ETKİLERİ

ÇEVREMİZİN ETKİLERİ
-BİRİNCİ PİŞMANLIK-ÇEVREMİZİN ETKİLERİ Bir cumartesi akşamüstü Anthonyyle tanıştığımızda henüz otuzlu yaşlarının sonlarındaydı. Hasta olmasının dışında koyu sarı, kıvırcık saçları ve doğal olarak dağınık bir havası vardı. Genç birine bakıcılık edecek olmak benim için büyük bir şanstı. Aramızda bir arkadaşlığın oluşması çok kolay olmuştu ve içinde bulunduğumuz koşullara rağmen en başından beri şakacı ve eğlenceli bir iletişimimiz vardı. Kendinden küçük bir erkek, dört kız kardeşi, iş dünyasında oldukça iyi bilinen bir ailesi vardı ve hayatı boyunca şımarıkça yaşamıştı. Anthony istediği her şeye sahip olabiliyordu ve genç bir adam olarak bu avantajını...
Devamını Oku

BİRİNCİ PİŞMANLIK BÖLÜM 4

BİRİNCİ PİŞMANLIK BÖLÜM 4
Sözlerin bir kısmını yanlış söylüyordu fakat bu, o anı daha da sevimli hale getiriyordu. O anda müzik kariyerimin zirve noktasını yaşadığımı biliyordum. Bundan sonra olabilecek hiçbir şey, o an içimde duyduğum neşeden daha büyük olamazdı. Bundan sonra başka hiçbir şarkı yazmasam, bu beni hiç rahatsız etmezdi. Müziğim aracılığıyla bu harika kadına bu kadar keyif vermiş olmak ve sonra son günlerinde onun şarkımı söylediğini duyarak bu keyfi kendim de yaşamış olmak müzikal anlamda kalbimi hayal edebileceğimden çok daha fazla açmıştı. Birkaç gün sonra işe gittiğimde o günün Gracein son günü olacağı...
Devamını Oku

BİRİNCİ PİŞMANLIK BÖLÜM 3

BİRİNCİ PİŞMANLIK BÖLÜM 3
Elbette hediye, onu vermeye çalışan kişide kalırdı. Bu hâlâ haksız olarak bana söylenen sözler için de geçerliydi. Onları üstüme alınmayı bırakıp bunun yerine şefkat duymaya başladım. Ne de olsa o sözler, mutlu bir yerden gelmiyordu. Fakat hayattan aldığım en önemli ders, öğrendiğim en önemli şey şuydu: Şefkat duymak önce kendinizle başlar. Başkalarına karşı şefkat duygusu geliştirmem iyileşmemin başlamasına ve devam etmesine izin verdi. Bu, eski davranış kalıplarım yeniden yönetimi eline almaya çalıştığında, bir şekilde beni denklemin dışında bıraktı. Çektiğim acıyı görüyor ve meselenin kesinlikle benimle ilgili olmadığını fark edebiliyordum. Gördüğüm,...
Devamını Oku

BİRİNCİ PİŞMANLIK BÖLÜM 2

BİRİNCİ PİŞMANLIK BÖLÜM 2
Grace’e yetişkin hayatımın on yıldan uzun bir döneminde beni hiç tatmin etmeyen bankacılık ve yöneticilik rollerini oynadığımı açıkladığımda, beni daha iyi anlamaya başladı ve sözlerimi büyük bir ilgiyle dinledi. Denizaşırı yolculuğumdan döndükten sonra bu bankacılık yıllarına yenileri de eklenmişti. Ama ben onlara soğuma yıllarım diyordum çünkü bu dönemde kendimi gitgide bu endüstriden uzaklaşırken bulmuştum. Okul bittikten sonraki ilk birkaç yıl eğlenceliydi. Etrafta birçok stajyer vardı ve iş, her şeyden önce sosyal bir olaydı. Stajyerlerin hepsi on yedi ya da on sekiz yaşındaydı. Yani işe gitmek, yeniden arkadaşlarla buluşmak ve hafta...
Devamını Oku

BİRİNCİ PİŞMANLIK

BİRİNCİ PİŞMANLIK
”KEŞKE BAŞKALARININ BENDEN BEKLEDİĞİ GİBİ DEĞİL,KENDİ İSTEDİĞİM GİBİ YAŞAYACAK CESARETİM OLSAYDI” Grace in en sevdiğim ölümcül hastalarımdan biri olması hiç uzun sürmedi. O, kocaman bir kalbe sahip, ufak tefek bir kadındı. Bu özelliği çocuklarına da geçmişti: Artık anne ya da baba olan çocuklarının tümü hepsi aynı şekilde harika insanlardı.Grace şehrin çok farklı bir yerinde yaşıyordu ve bu, müşterilerim için oldukça sıra dışı bir mahalleydi. Burası da birçokları gibi bir banliyö sokağıydı ve iki yanında da sıralanan konaklara filan rastlamıyordunuz. Burası hakkındaki ilk izlenimim, televizyon dizileri için harika bir mekân olabileceğiydi,...
Devamını Oku

DÜRÜSTLÜK VE TESLİMİYET BÖLÜM 4

DÜRÜSTLÜK VE TESLİMİYET BÖLÜM 4
Bundan iki ya da üç gün önce parmaklarının çok fazla şiştiğini ve nikâh yüzüğünün parmağında büyük bir baskı oluşturduğunu görmüştüm. Yüzük sanki parmaktaki kan dolaşımını engelliyormuş gibi görünüyordu, işverenimi aradığımda bir hemşire bana yüzüğü çıkarmam gerektiğini söyledi. Cieorge onun yanında yatakta uzanırken ben de su ve sabunla, zarar vermeden yüzüğü çıkarmaya çalışıyordum. Bunu yapmam o kadar uzun sürdü ki hem George hem de Stella ağlamaya başladı. O anda kendimi şeytanın avukatı gibi hissetmiştim; fakat sonunda yarım yüzyıldan uzun süredir orada duran aşklarının sembolünü çıkarmayı başardığımda ben de ağlıyordum. Her zaman...
Devamını Oku

DÜRÜSTLÜK VE TESLİMİYET BÖLÜM 3

DÜRÜSTLÜK VE TESLİMİYET BÖLÜM 3
Cevabım hayırdı. Otostop vakası gibi birkaç nadir, talihsiz olay yaşamıştım. Ama hepsini sorunsuzca atlattım ve bu nadir olayları kendime ders çıkarmak için kullandım. Her adımımı içgüdülerime göre attığım için ilerlerken benimle ilgilen ildiğini bilerek güvenle ilerlemek için elimden gelen her şeyi yaptım. Fakat bizler, sosyal canlılarız; bu yüzden yeniden kasabaya döndüm. Sağlıklı ve sevgi dolu bir ilişkiye sahip olduğum anneme telefon ettim. Annem, bir anne olarak her zaman iyi olup olmadığım konusunda biraz endişeli olmuştu. Fakat başka bir tarafı, bu göçebe hayatının benim bir parçam olduğunu anlıyordu. Asla seçimlerimi yargılamadı...
Devamını Oku

DÜRÜSTLÜK VE TESLİMİYET BÖLÜM 2

DÜRÜSTLÜK VE TESLİMİYET BÖLÜM 2
Burası çalışmak için harika bir yerdi. Stella’nın Yogi adındaki beyaz, huzurlu kedisi yatağın ayakucunda yatıp beni izlerdi. Akşamüstleri mahallemiz daha da sessiz olduğu için bu zamanı genellikle esneme ve nefes egzersizleri yaparak geçiri yordum. Stella’nın uyuduğunu düşünürken yaptığım bir şeye yorum yapması, duruşumu nasıl daha iyi hale getirebileceğimi söylemesi ya da biraz daha dinamik ve zorlayıcı olan benzer bir hareketi yapmamı tavsiye etmesi çok hoşuma giderdi. Sonra Stella yine uykuya dalardı. O zamanlar yaklaşık beş yıldır yoga yapıyordum. Yoga yap maya, Avustralya’nın batısında yaşarken Perth’in bir banliyösü olan Fremantleda başlamıştım....
Devamını Oku