Home » istanbul escort » AMAÇ VE NİYET BÖLÜM 4

AMAÇ VE NİYET BÖLÜM 4

Sonunda bir gün, bahçenin sahibini gördüm;
seksen yaşlarında bir kadındı ve ona, bahçesini ne
kadar çok sevdiğimi söyledim. Yvonne’un, kartı yazanın
ben olduğumu anlaması çok kısa sürdü ve aramızda yeni bir
arkadaşlık başladı.
“Evet, onun amacı buydu; bahçesi. Hayattaki amacını bulmak
en önemli şeylerden biridir” diyerek devam etti Pearl.
“Bazı açılardan, onca yılı proje sayesinde bulduğum işim için
çok az öneme sahip olan o işte harcamamış olmayı diliyorum.
Gerçi o iş beni, gerçekten olmam gereken yere yönlendirdi,
çünkü değişimime giden yolu bulmamı oradaki bir müşterim
sağlamıştı. Ne istediğini bulmak uzun yıllar sürebilir ve benim
için sürmüştü. Ama sonunda sahip olduğun tatmin, bu arayışı
herkes için uğraşmaya değer kılıyor.”
Beni tatmin eden işi bulmak için verdiğim mücadeleyi
düşününce sonunda buna değdiği konusunda ona hak verdim.
Bu güzel kadın ve iyi huylu üç köpeğiyle ateşin başında otu
rurken yaptığım şeye işim diyebildiğim için şükrettim. Bunu
Pearl e söylediğimde bana hak vererek gülümsedi.
“Şu hayatta pişman olacağım bir şey olsaydı Bronnie, bu
onca yılı ortalama bir işte geçirmem olurdu. Hayat çok çabuk
geçiyor. Bunu ailemi kaybetmemden biliyorum. Fakat ne yazık
ki bazen bir şeyleri bilsek de harekete geçmeye hazır olmamız
uzun zaman alabiliyor. Bunun için pişman olabilirim ama piş
man olmayacağım. Bunun yerine işimden daha önce ayrılama
dığım ve bana verilen işaretleri bir süre geçmeden göremediğim
için kendime karşı nazik ve affedici olmayı tercih ediyorum.”
Kendine karşı affedici olmanın pişmanlıktan çok daha sağlıklı
bir yaklaşım olduğunu kabul ederek Pearl’e müşterilerimden
ne kadar çok şey öğrendiğimi anlattım.
Pearl güldü ve, “Bu doğru. Senin bahanen yok. Sen ölüm
döşeğinde yatarken bunu daha önce görmüş olmayı dileye
mezsin. Bunun yerine bizim bütün hatalarımızı öğrenmekle
ödüllendirildin” dedi. Ben de gülerek bu fikrine katıldım.
Ama artık konuşmamızın Pearl ü çok yorduğunu görebi
liyordum ve o da bunu doğruladı. Rahat olduğundan emin
olduktan sonra perdeleri çekip onu ateşin ışığında dinlenmeye
bıraktım. Kapıda durup onu ve üç köpeğini izlerken bir gözya
şı damlası yavaşça yanağımdan yuvarlandı.
Hâlâ gerçek değerimi fark etmeyi öğrensem de artık en azın
dan yüreğimle yaptığım bir işim olduğu için şükran duygusuy
la doldum. Gülümseyerek mutfağa doğru gittim. Kendime bir
fincan çay yaptıktan sonra Pearl uyurken evin bir başka
huzurlu odasının keyfini çıkardım. Mahalle sakin bir akşamüstü
geçiriyordu, gerçi burası için fark etmezdi. Burası gürültülü ve
enerjikken de huzurlu olan bir evdi.
Pearl le birkaç hafta daha geçirdim fakat o, gün geçtikçe
daha da zayıf düşüyordu. Sonunda bir gün, yataktan çıkmanın
çok zor olduğunu kabul etti. Bana kendisinin evinin kıymetini
tamamen bildiğini söyleyip benden de orada olduğum
süre boyunca onun yerine de evin keyfini çıkarmamı söyledi.
Gülümsedim ve endişelenmesine gerek olmadığını söyledim.
Ama değerini bilmem gereken, güzel evinden çok Pearl’ün
kendisiydi.
Aralarında topluma yardım projesinde birlikte çalıştığı
kişilerin de bulunduğu arkadaşları ona veda etmeye geliyordu.
Pearri’ın hayatlarını nasıl değiştirdiğini ve çalışmalarının bir
sürü insana yardım ederek nasıl bir iz bıraktığını anlatıyorlardı.
Ama bir amaca sahip olmak için çok büyük bir iş yapmaya
gerek yoktur. Bazı insanlar binlerce kişiye yardım edebilir.
Bazılarıysa sadece bir ya da iki kişiye yardım eder. İki durumda
da verilen emek aynı derecede önemlidir. Hepimizin bir amacı
var ve bu amaca doğru ilerlemeye çalışmak hepimizin iyiliğine
katkıda bulunuyor. Ve elbette, her birimize yardım da ediyor.
O zaman iş, artık iş olmaktan çıkıyor ve Pearl’ün dediği gibi
bizim tatmin edici bir uzantımız haline geliyor.
Pearl öldüğü gün kapıyı arkamdan kapadığımda güzel bir
kış güneşiyle aydınlanmış sokağa adım attım. Duraklayıp derin
bir nefes aldıktan sonra yüzümde parlayan kış güneşini kabul
ettim. Bankacılık sektöründe çalıştığım tüm o arayış yılları
boyunca niyetim sadece ve sadece sevdiğim işi bulmak olmuştu.
Şimdi, bu kış güneşinin altında durmuş, Pearl’ün ne kadar
harika biri olduğunu düşünüyordum. Gerçekten de sevdiğim
işi bulmuştum ve bunun için kendimi mutlu hissediyordum.
Düşüncelere dalmış halde Pearl’e sevgi göndererek gezindiğim
ön bahçeden ayrılmam biraz zaman aldı. Ama yine de hiçbir
şey önemli değildi. Gülümsüyordum ve bunun için teşekkür
etmem gereken şey işimdi.

İKİNCİ PİŞMANLIK-AMAÇ VE NİYET BÖLÜM SONU

Cevap bırakın