Home » istanbul escort » BASİTLİK BÖLÜM 4

BASİTLİK BÖLÜM 4

Ertesi gün Greg geldi ve bütün günü babasıyla birlikte
geçirdi. Charlie’nin isteği üzerine Maryanne’e telefon edip on-
dan bugün ziyarete gelmemesini istedim. Ertesi gün de bunun
tam tersi olacaktı. Maryan ne babasıyla yalnız vakit geçirecek
ti ve Creg ziyarete gelmeyecekti. Charlie bana daha önceden
Greg’le aralarında tuhaf bir durum olursa benim varlığımın
durumu değiştireceğini umarak arada bir odaya uğramamı
söylemişti. Fakat buna gerek kalmadı. Onlara çay götürmek
ya da bir mesajı iletmek için odaya girdiğim birkaç seferde çok
önemli kişisel konuşmalar ve paylaşımların çoktan başladığı
belli oluyordu.
Babasının dinlenebilmesi için Gregin gitmesinden kısa
süre önce beni de odaya çağırdılar. Greg in gözleri ağlamaktan
kıpkırmızıydı ve birbirlerinin ellerini tutuyorlardı. “Bronnie,
sadece senin de bilmeni istedim” dedi Charlie. “Ben bu adamı
bütün kalbimle seviyorum. O çok iyi bir evlat ve harika bir
adam.”
Elbette o anda neredeyse ben de ağlayacaktım. “Oğlum zaten
yeterince iyi’ dedi Charlie. “Kanıtlaması gereken hiçbir şey
yok. Daha iyi biri olması için yapması ya da sahip olması
gereken hiçbir şey yok. Burada yanımda oturan adamı bu haliyle
çok seviyorum. Onun babası olmak, hayatıma büvük bir neşe
getiriyor.”
Gülümseyerek, Greg in de babası Charlie olduğu için çok
şanslı olduğunu söyledim. Gözyaşlarını silmek için gömleği
nin tüm kolunu kullanan Greg bana hak verdi. “Ayrıca
babam, senden basitlik hakkında birkaç şey öğrenebileceğimi
söyledi” dedi.
Gülerek babasının hâlâ bu konuda Greg in üzerinde yeterli
etkiyi yaratabileceği kadar zamanı olduğunu söyledim. Bunun
için bana ihtiyacı yoktu. Ama gitmeden önce gülümseyerek
şöyle dedim: ‘Eklemek istediğim tek şey, her şeyi basit tutun.”
Ertesi gün Maryanne geldi. Onun da babasıyla güldüğünü
ve ağladığını duydum. Bu evde paylaşılan çok fazla sevgi var
dı ve ben de bundan olumlu etkileniyordum. Bundan sonraki
birkaç hafta içinde üçü çok daha fazla birlikte vakit geçirdi
ve birbirlerine çok yakınlaştılar. Charlie’nin ikisine de, “Seni
seviyorum” demeden veda etmiyordu ve ikisi de ona aynı şekil
de karşılık veriyordu. Aralarındaki iletişim kanalı zamanında,
Charlie henüz hayattayken açılmıştı.
Charlie öldüğü gün, Greg ve Maryanne babalarının birer
elini tutarak oturuyordu. Onların isteği üzerine Charlie’nin
nefesi yavaşlayıp sonra da tamamen tükenir ve huzurla ara
mızdan ayrılırken ben de odadaydım. Güneşli bir sabahtı ve
kuşlar, her zaman yaptıkları gibi pencerenin dışında şakıyordu.
Onu şarkı söyleyerek uğurluyorlardı.
Daha sonra Greg ve Maryanne’i yalnız bırakarak bir süre
verandada oturdum ve Charlie’yle anılarımı hatırlayarak her
neredeyse önünde uzanan yol için ona dualarımı ve iyi şans
dileklerimi gönderdim. Yeniden içeri girdiğimde Greg ve Mar
yanne yatağın aynı yanında oturmuş babalarının ellerini tu
tarak ona bakıyor, gözyaşları arasında gülümsüyor ve ondan
neşeyle bahsediyorlardı.
Bundan yaklaşık bir yıl sonra Greg’den bir e-posta aldım.
Ailesiyle birlikte büyük evlerini satmışlardı. Çalıştığı şirketten
tayinini istemişti; artık daha az para kazanıyordu ve daha kü
çük bir kasabada yaşıyordu. Yeni evinin işine uzaklığı eskisiyle
aynıydı. Ama artık bir taşra yolundan yakındaki biraz daha bü
yük bir kasabaya gittiği için yolda geçirdiği süre eskisine göre
yarı yarıya kısalmıştı. Bu ona her gün çocuklarıyla geçirebilece
ği fazladan bir buçuk saat kazandırıyordu. Hayatlarını basitleş
tirdikleri için harcamaları da azalmıştı. Fakat hayatlarının kali
tesi anlatılmaz ölçüde yükselmişti. Karısı da daha mutluydu ve
hepsi yeni hayat tarzlarını ve yeni arkadaşlarını çok seviyordu.
Babasıyla ilgilendiğim için bana teşekkür ediyor ve o an onları
ziyarete gitmiş olan Maryan ne den sevgiyle bahsediyordu.
Elbette, bu e-posta beni çok mutlu etti. Aklıma yeniden
Charlie’yi, mavi gözlerini, harika gülüşünü ve paylaştığımız
konuşmaları getirdi. Ayrıca sözlerinin sadece duyulmakla kal
mayıp hayata geçirildiğini bilmek de muhteşem bir histi.
Ama e-postanın en güzel kısmı, Greg in vedasıydı. Bana
kendi hayatımda şans diledikten sonra her şeyi üç kelimeyle
özetlemiş ve yüzüme kocaman bir gülümsemenin yerleşmesine
sebep olmuştu.
Hayatın basit olsun.
Haklısınız, Greg ve Charlie. Çok doğru.
İKİNCİ PİŞMANLIK VE BASİTLİK BÖLÜMLERİ SONU..
Not:YARINKİ YAZIMIZDA ÜÇÜNCÜ PİŞMANLIK

Cevap bırakın