Home » istanbul escort » BEKLENMEDİK BİR KARİYER YOLU

BEKLENMEDİK BİR KARİYER YOLU

İngiltere ve Ortadoğu’da geçirdiğim o yıllardan sonra sonunda
çok sevdiğini evime, Avustralya’ya döndüm. Yolculuktan dönen
herkes gibi artık farklı bir insandım. Yeniden bankacılık sektörün
de çalışmaya başladıktan kısa süre sonra bu işin beni bir daha asla
tatmin etmeyeceğini açıkça gördüm. Bu işin en ilgi çekici kısmı
müşteri hizmetleriydi ve istediğim herhangi bir şehirde iş bulmam
kolay olsa da iş hayatımda huzursuz ve mutsuzdum.
Ayrıca yaratıcılık da içimden dışarı doğru akmaya başlamış
tı. Artık Kuzey Avustralya’da yaşıyordum ve bir gün, Perth’deki
Svvan Nehri kıyısında otururken iki liste hazırladım. Listelerden
biri, iyi yapabildiğim şeylerdi. Diğer listeye yapmayı sevdiğim
şeyleri yazdım. Bu iki listeye bakınca içimde bir çeşit sanatçılı
ğın olduğunu kabul etmek zorunda kalıyordum; çünkü her iki
listede de yaratıcı yetenekler kendilerine yer bulmuşlardı.
Kendi kendime, “Bir sanatçı olmayı düşünecek kadar ce
sur muyum?” diye sordum. Müzisyenlerin arasında büyümüş
olmama rağmen, “güvenli bir işe sahip olma” düşüncesi içime
işlemişti. Bu yüzden dokuzdan beşe, düzenli bankacılık işinde
neden bu kadar huzursuz olduğumu kimse anlamıyordu. Bu
iyi bir işti’ ve bu iyi iş, yavaş yavaş ama kesin biı biçimde beni
öldürüyordu.
Hem iyi yapabildiğim hem de yapmaktan zevk aldığım şey
leri bulmaya çalışırken ruhumun derinlikleri bir bir ortaya çı
kıyordu. Bunlar, içimdeki her şeyin baştan sona değiştiği zor
zamanlardı. En sonunda, sadece kafamı kullanarak çalışmak
çoktan kendimi boş ve tatminsiz hissetmeme sebep olduğu
için, işin içine kalbimi katabileceğim bir işte çalışmam gereke
ceğine karar verdim. Böylece yazı ve fotoğraf yoluyla yaratıcı
yeteneklerimi geliştirmeye başladım ve bu, uzun ve dolambaçlı
bir yoldan sonra beni şarkı sözü yazarlığı ve solistliğe götürdü.
Bu arada hâlâ genellikle dönemlik işler yapsam da bankacılık
sektöründe çalışıyordum. lam zamanlı işler artık bana birer
tuzak gibi geliyordu ve buna katlanamıyordum.
Gerçi Perth her yere oldukça uzaktı ve orada yaşamayı sev
sem de sevdiğim insanlara daha yakın olma isteği beni yine
daha doğudaki eyaletlere çekiyordu. Bundan sonra görkemli
Nullarbor Yaylaları, Flinders Rangers, Büyük Okyanus Yolu,
New England Otobanı ve Queensland bir süreliğine evim
oldu. Bu dönemde bir keresinde kendimi, yetişkinlere yönelik
bir televizyon kanalına üye olmak isteyen kişilerin aradığı bir
çağrı merkezinde çalışırken buldum. Bu o zamanlar bankacı
lıktan çok daha ilginç gelmişti.
“Şey…”
Sessizlik.
“Ben kocam için arıyorum.’
Her zaman dost canlısı, kabul eden bir ses tonuyla, “Night
Moves’a üye olmak mı istiyorsunuz?” diyerek karşımdaki ka
dını biraz rahatlatırdım. Ya da erkekler şöyle sorular sorardı:
“Peki nasıl oluyor? Yani, her şeyi görebiliyor muyuz?”
“Üzgünüm beyefendi, ben hiç izlemedim. Ama isterseniz
size 6.95 dolara bir gecelik deneme üyeliğimizden verebilirim.
Eğer beğenirseniz yeniden arayıp aylık üyeliğimizi satın alabi
lirsiniz.”
Tabii bir de, “Üzerinde ne renk külot var?” diye soranlar var
dı ki burada hemen telefonu kapatıyordum. Ama komik yanları
bir yana bırakıldığında bu da sıkıcı bir ofis işiydi. Diğer çalışan
larla kurduğum arkadaşlıklar hayatımı biraz daha eğlenceli hale
getiriyordu. Ama huzursuzluğum büyümeye devam etti.
Yeniden memleketime, New South Wales’e döndük.
İngiltere’de ve Ortadoğu’da birlikte yolculuk ettiğim Dean,
benimle birlikte Avustralya’ya geri dönmüştü. Yeniden Ne
South Wales’e taşındıktan kısa süre sonra ilişkimiz sona erdi.
Yıllar boyunca birbirimizi çok sevmiş ve bu sürenin büyük bir
kısmında birbirimizin en iyi arkadaşı olmuştuk. Arkadaşlığı
mızın sona erdiğini görmek gerçekten çok acı vericiydi. Ama
hayat tarzı konusundaki sayısız farklılıklarımız o zamana kadar
yaptığımız gibi halının altına süpiirülemez ya da üzerine şaka
yaparak geçiştirilemez hale gelmişti.
Ben vejetaryendim. O et yiyordu. Bütün hafta dört duvar
arasında çalıştığım için hafta sonları içim açık havada olma is
teğiyle dolu oluyordu. Dean ise bütün hafta dışarıda çalıştığı
için hafta sonlarını kapalı mekânlarda geçirmek istiyordu. Lis
te böylece uzayıp gidiyor ve sanki her hafta listeye yeni madde
ler ekleniyordu. Her ikimizin de zevk aldığı şeyler artık ikimizi
birden mutlu etmiyordu. Müziğe duyduğumuz sevginin ortak
olması hâlâ aramızda bir bağın var olmasını sağlıyordu ve bu
bizi bir süre daha bir arada tuttu. Ama en sonunda aramızdaki
iletişim kanalları gücünü kaybetti ve her ikimiz de kendi kay
bımızla mücadele etmek ve paylaştığımız düşlerin gözlerimizin
önünde parçalanmasını izlemek zorunda kaldık.
Bu, bir ilişkinin sona erdiği ve böylesine büyük bir kaybın
yasının başladığı yürek parçalayıcı bir dönemdi. Bir top gibi
kıvrılıp ağlar ve keşke bu ilişkiyi yürütebilseydik diye düşü-
nürken bile kalbimin derinliklerinde bunu yapamayacağımızı
biliyordum. Hayat bizi farklı yollara çağırıyordu ve ilişkimiz
artık yolumuzda yürümemize yardımcı olacağına bize engel
oluyordu.
Hayatımı anlamlı hale getirme arayışım daha da yoğunlaştı
ve bunun sonucunda iş meselesi yeniden önem kazandı. Yap
tığım iş ivme kazanana ve bir miktar şöhrete sahip olana kadar
bir sanatçı olmanın hayatta kalmak için çok zor bir yol olduğu
gerçeğini fark edince, kendime farklı bir yol çizmem gerekti-
ğini anladım. Bir sanatçı olarak geçimimi sağlamam bir gün
ımiirnlkin olabilirdi. Sonuçta hayalini kurduğum her şeyi bir
gün yapabilirdim.
Ama yeniden para kazanmaya başlamalıydım ve bunu doğal
olabileceğim ve kalbimle çalışabileceğim bir iş bularak yapma-
lıydım. Bankacılık sektöründe ürün satışının baskısı çok art
mıştı ve ben bunun için çok değişmiştim. Artık o dünyaya uy
gun biri değildim ve daha önce de uygun olup olmadığımdan
emin değildim. Yaratıcı yolculuğuma devam etmeye kararlı
olarak yine yatılı bakıcı olarak çalışmaya karar verdim. Böylece
en azından kira ya da kredi derdinden uzak olacaktım ve bu,
beni rutinin hareketsizliğinden de kurtaracaktı.
Beni bu noktaya getirmiş olan birçok yıllık arayışıma rağ
men son kararım oldukça sıradan, hatta ciddiyetten uzaktı.
Sonunda hem yaratıcılık yolunda ilerleyebilmek hem de kalbi
mi kullanarak çalışabilmek için yatılı bakıcılık yapmaya karar
vermiştim ve bu, aynı zamanda beni kira ödeme yükünden
de kurtaracaktı. O zamanlar, yüreğimi ortaya koyabileceğim
bir iş arzumun bu kadar net duyulduğu ve bundan sonraki
yılların hayatımın ve hayatımın işinin bu kadar önemli bir par
çası olacağı hakkında hiçbir fikrim yoktu. Ağabeyi, müşterim
Ruth’u mutfak zemininde bilinçsiz halde yatarken bulmuştu.
Hastanede bir aydan uzun süre kaldıktan sonra evine dönme
sine izin verilmişti; fakat yanında yedi-yirmi dört ona bakan
birinin olması gerekiyordu.
Yaşlı bakımı konusundaki deneyimim sadece daha önceki
yıllarda Agnes’ın can yoldaşı olduğum günlerden ibaretti. Hasta
insanlara hiç bakmamıştım ve bana işi bulan aracı kuruma bu
konuda dürüst davranmıştım ama bunu umursamadılar. Bakıla
cak kişinin evinde yaşamaya istekli bakıcılar oldukça değerliydi
ve benim ellerinden kaçıp gitmemi istememişlerdi. “Sadece ne
yaptığını biliyormuşsun gibi davran ve yardıma ihtiyacın oldu
ğunda bizi ara.Devam Edecek…

Cevap bırakın