Home » istanbul escort » GERÇEK DOSTLAR BÖLÜM 3

GERÇEK DOSTLAR BÖLÜM 3

anadolu yakası escort bayanBanyo yapmayı sevseler de
sevmeseler de etrafta deli gibi çılgınca ve enerjiyle dolaşırlar.
Bu dondurucu dağ kaynağında banyo yapmak da bende bu
etkiyi yaratıyordu. Bu banyo sonrasında kendimi çok saçma
hissetmeme sebep oluyordu.
Bu yüzden kuruduktan, giyindikten ve kulübeye döndük
ten sonra kendimi fazlaca heyecanlı ve oyuncu hissediyordum.
İyi huylu espriler yapıyor, kendi kendime çok eğleniyor ve yeni
arkadaşlarımla saçma anılarımı paylaşıyordum ki yaptığım esp
rilerin hiçbirini anlamadıklarını fark ettim. Yüzlerindeki, “Bu
kızın nesi var?” bakışları, bir anda durumu fark etmemi sağla
mıştı. Şaşkın yüzleri, kendimi iyice kaybetmeme sebep oldu.
Esprilerim, en azından benim için çok komikti. Yeni arkadaş
larım mutlu ve iyi insanlardı. Mesele sadece kültürlerimizin
espri anlayışlarının birbirinden çok farklı olmasıydı. Bir an için
eski arkadaşlarımı acı verici bir özlemle andım. Onlar o ana ka
dar çoktan, sadece söylediğim saçmalıklara uyum sağlamakla
kalmaz, kendi esprilerini ekleyerek benimle birlikte kendilerini
kaybederlerdi ve hepimiz sonu gelmez kahkahalarla gülerdik.
Akşamüstü dağın zirvesine doğru çok uzun bir yürüyüş
yaptıktan sonra akşam hepimiz fenerlerin ışığında oturup
yemek yiyerek biraz sohbet ettik. Bu oldukça güzeldi. Kısa
süre sonra akşam benim dışımda herkes için sona erdi.
rüyüş muhteşemdi ve ben kendimi hâlâ dinç hissediyordum.
İstediğim tek şey, arkadaşlarımla oturup bu harika günü hep
birlikte gülerek bitirmekti. Yukarı, yatağıma dönmek isteme
diğimden emindim.
Fakat artık ortalık tamamen sessizdi ve bütün arkadaşlarım
kulübede uyuyordu. Fenerlerden birini odama taşıyıp masa
ya koydum ve sonraki iki saati yazarak geçirdim. Uzaklarda,
gecenin içinde ilerleyen ineklerin çanlarını duyabiliyordum.
Burada, Alpler in tepesindeki bu nefis kulübede, fener ışığında
yazı yazar ve uzaktaki ineklerin çan seslerini dinlerken kendi
mi kutsanmış hissettim. Burası, benim dünyamdan bir dünya
uzaktaydı ve o anın huzurundan etkilensem de bu, eski arka
daşlarımı fena halde özlememe sebep oldu.
Mükemmel bir akşamdı fakat yanımda yanlış insanlar var
dı. Bu yolculuktaki arkadaşlarımı sevmem için birçok sebep
vardı ve seviyordum da. Fakat kendi içimde çok özel bir an
yaşıyordum ve bunu doğru insanlarla, beni gerçekten tanıyan
arkadaşlarımla paylaşmak istiyordum. Elbette bunun olmasına
imkân yoktu. Bu yüzden o anın güzelliğinin keyfini tek başıma
çıkardım.
Elizabeth doğru arkadaşların yanında olmasını dilediğinde
neyi kastettiğini gayet iyi anlıyordum. Bazen ne olursa olsun
sizi anlayabilecek belirli insanlar vardır ve bunlar eski dostlar
dır. Benim için o gece Alplerde durum buydu ve artık hayatı
nın sonuna yaklaştığını kabullenmeye başlamış olan Elizabeth
için de durum buydu.
Doktor ziyarete geldiğinde ona özel olarak hâlâ içki içse bu
nun Elizabeth’in durumunu değiştirip değiştirmeyeceğini sor
dum. Doktor başını salladı. “Hayır, her durumda evden bile
çıkmaması gerekiyor. Ailesine, akşamları bir bardak brendi
isterse bunu geri çevirmemelerini söylemiştim. Bunu yapmı
yorlar mı?” diye sordu. Başımı hayır anlamında salladım. Dok
tor bir kez daha bunun artık büyük bir fark yaratmayacağını
söyledi.
Daha sonra sessizce bu konuyu ailesiyle konuştum. Fakat
ailesi kararlıydı ve hayır, hiç içki içmesine izin vermeyeceklerdi.
Sonra bana sebebini açıkladılar. Söylediklerine göre benim ta
nıdığım Elizabeth ve içki içen Elizabeth birbirinden tamamen
farklı iki kişilikti. Hatta son on beş yıldır onun diğer yüzünü
gördükten sonra yeniden bu kadar hoş bir insan olmasına ina
namıyorlardı.
Sonraki birkaç haftada Elizabeth konuyu açtığında içki alış
kanlığı konusunda ona daha çok soru sordum. Elizabeth, hâlâ
içkiye ihtiyaç duysa da alkol hayatının kontrolünü ele geçir
meden önce nasıl biri olduğunu hatırlamaktan dolayı mem
nun olduğunu söyledi. Başlangıç çok kolaydı. Her zaman aile
yemeklerinde birkaç kadeh şarap içerdi ve yıllarca bu şekilde
sorunsuzca devam etmişti.
Daha sonra birkaç yardım kuruluşunun yönetim kurulları
na girmiş ve sosyal olarak aktif bir hayat yaşamaya başlamıştı.
Bu ortamlarda tanıştığı birçok kişinin aşırı içki içmediğini ka
bul ediyordu fakat o çok içki içenlere doğru çekilmişti. Evde
artık fark edilmediğini düşünüyordu. Ama varlığının, yeni
arkadaşları için önemli olduğunu hissediyordu. Artık olayları
daha net gördüğü bu noktada onların da kendisi kadar muhtaç
durumda olduğunu ve hepsinin arkadaş çevresi ve içki aracı
lığıyla kendilerini meşrulaştırmaya ihtiyaç duyduğunu görü
yordu. Elizabeth, alkolün kendine güvenmesini sağladığını
söylüyordu ya da en azından sarhoşken o böyle düşünüyordu.
Alkollüyken dışa dönük, gürültülü ve sonunda insanlara karşı
acımasız birine dönüşmüştü. Bu, onun eski arkadaş çevresini
kaybetmesine sebep olmuştu. Arkadaşları ona sevgiyle destek
olmaya ve mahvoluşunu kendi gözleriyle görmesini engelleme
ye çalışmışlardı fakat Elizabeth hepsine karşı kibirli davranmış
ve zaman içinde hepsini kendisinden uzaklaştırmıştı.
Sarhoş zihni bunu sadece içki içme alışkanlığını yargıla
mayan yeni arkadaşlarının çok daha sadık oldukları şeklinde
yorumlamıştı. Tabii asıl sebebi, onların da içki içmesiydi. Bu
yıllarda içki içmesini kendi kendine meşrulaştırmak için kul
landığı bir başka sebep de en azından ailesinin artık onu fark
etmesiydi. Olumlu biçimde olmasa da artık aşırı içki içmeye
başlamadan önceki gibi kendisini görmezden gelinmiş hisset
miyordu. Elizabeth’in kontrolünü kaybetmesi, ailesinin ona
ilgi göstermeye başlamasını garantilemişti.
Alkolizm yüzünden Elizabeth’in yetenekleri azaldıkça aile
sinin ona daha da çok yardım etmesi gerekmeye başlamıştı ve
zamanla Elizabeth de kendini daha da kötü hisseder olmuştu.
Başlangıçta ailesinin bu ilgisi hoşuna gitmişti. Fakat zaman
la kendi başına hiçbir şey yapamamaya başlayınca bu kontrol
kaybı, onun kendisini daha güvensiz ve dönüştüğü bu kişi hak
kında daha kötü hissetmesine sebep olmuştu. Bu yüzden ilk
zamanlarda ailesinin varlığına veya fikirlerine değer vermemesi
yüzünden incindiğini görürken daha sonra tamamen onlara
bağımlı hale geldiğinde bunun için kendinden nefret etmişti.
Bu da zaten düşük olan özsaygısını daha da zedelemişti.
“Biliyor musun, bazı insanlar iyileşmeyi istemez, Bronnie.
Ben uzun zaman boyunca istememiştim. Hasta rolü bana bir
kimlik kazandırmıştı. Bu şekilde kendimi daha iyi bir insan
olmaktan mahrum ettiğim doğruydu. Ama ilgi çekiyordum
ve kendimi bunun cesur ve iyi olmaktan daha iyi olduğuna
inandırarak kandırmaya çalışıyordum.” Elizabeth’den gelen bu
itiraf, hızla bilgelik kazanan bir kadının geçmişinden çıkardığı
dersti. Üç aydır hiç içki içmemiş olmak ve ölmek üzere oldu
ğunu bilmek, onu inanılmaz derecede değiştirmişti.
Elizabeth’in bağımlılığı hakkındaki tam ve dürüst hikâyeyi
bilmek, onu ve ailesini daha iyi anlamama yardımcı oldu.
Sonuçta bu sert kararlan, Elizabeth’e yeniden daha iyi bir in
san olması konusunda yardım etmişti. Ben olsam bunu bu
kadar gizli kapaklı yapmazdım ama Elizabeth e ve kendileri
ne gerçekten yardım etmeye çalıştıklarını anlamış ve onlara
saygı duymuştum. Bu konuda başarılı da olmuşlardı. Gerçi
başarılarının bir kısmı, Elizabeth’in kendisinden kaynaklanı
yordu. Kendi ölümüyle yüzleşmek hayata çok farklı bir bakış
açısıyla bakmasına sebep olmuştu ve o da bu dersi cesaretle
kucaklamıştı.

Cevap bırakın