Home » istanbul escort » GÜL VE BİL BÖLÜM 3

GÜL VE BİL BÖLÜM 3

Yeniden parlamak istediğinizi fark edersiniz.
Yeniden kim olduğunuzu hatırlamak istersiniz ve üzerinizde
başka insanların attığı ya da kendi kendinize attığınız çamuru
taşımak istemezsiniz.
Böylece, “Artık yeter” demeye başlarsınız. İnsanların üs-
tünüze çamur atmasına izin vermeye son verirsiniz. İnsanlar
bundan hoşlanmaz. Ama siz kararlısınızdır ve çamur atanların
ulaşabileceği mesafenin dışına çıkarsınız. Yavaş yavaş, üzeri-
nizdeki çamuru temizlemek için nazikçe kendinizi ovalamaya
başlarsınız. Ama bunun çok hassas bir dikkatle yapılması ge-
rekir çünkü altındaki şey çok kırılgandır. Bunu çok sert ya da
aceleyle yapmaya çalışırsanız çatlarsınız ve içinizdeki ışığı bir
daha asla göremezsiniz.
Yavaşça ve sabırla üzerinizdeki çamuru temizlemeye başlar-
sınız. İncecik bir ışık demeti dışarı sızmayı başardığında, bir
kez daha kendi güzelliğinizin küçük bir kısmını görürsünüz.
Bu harika bir histir. Sonra birileri üzerinize daha fazla çamur
atar ve yeniden onu temizlemeye başlamanız gerekir. Siz de
o kısmı yeniden temizleyip biraz daha alan açarsınız. Fakat
gördüğünüz şey sizi korkutur ve siz de kendinize biraz çamur
atarsınız. Bu kadar parlak bir ışığa sahip olmayı hak etmediği-
nizi düşünürsünüz. Bu yüzden biraz daha çamura bulanırsınız.
Ama ışık, bir kere daha dışarıya ulaşmayı başarmıştır ve daha
parlak ışıldamaya başlar. Işık, görülmek ister.
Dışarıya ulaşan her ışık demetiyle kendinizi daha da iyi his-
sedersiniz. Bu size taşıdığınız tüm yüklerden kurtulmanın ne
kadar harika olacağına dair de bir fikir verir. Ayrıca diğer in-
sanların da ne kadar çok yük taşıdıklarını fark etmenizi sağlar
ve onlara karşı şefkat duymaya başlamanıza sebep olur. Bun-
dan sonra kimseye çamur atmamaya karar verirsiniz. Zaten he-
pimiz birbirimize ve kendimize çamur atmaya devam edersek
nasıl en parlak ışığımızla parlayabiliriz ki? Yeniden kendinizi
nazikçe ovarak çamur temizleme işine geri dönersiniz. Bu iş,
çok fazla sabır ve hassasiyet gerektirir ve her defasında çok kü-
çük bir alanı temizlersiniz. Ama beliren her yeni ışık parçacı-
ğında içinizdeki heyecan biraz daha büyür ve kendi ışığınızın
ve canlılığınızın bir kısmını daha görürsünüz.
Zaman zaman kendinize ya da başkalarına biraz daha ça-
mur atmak için aklınız çelinir çünkü neredeyse tüm hayatı-
nız boyunca bu alışkanlığa sahip olmuşsunuzdur. Ama artık
sizden parlayan ufak ışık parçacıklarının, diğer insanların da
daha cesur olmasına nasıl yardım ettiğini görmeye başlarsınız.
Onlar da kendi üzerlerindeki çamurun bir kısmını temizleme-
ye başlarlar. Onların da çok dikkatli davranması gerekir çünkü
çamurun altında herkes çok hassas ve kırılgandır ve kolayca
çatlayabilir. Başkalarının da kendi çamurlarını temizlemesine
yardım etmek istersiniz. Ama bunu kendi başlarına yapmaları
gerekir çünkü kendileri dışında hiç kimse, çamurun altındaki
şeyin ne kadar kırılgan olduğunu bilemez.
Diğer insanlara bunu nasıl yaptığınızı gösterebilirsiniz ve
belki bu onlara yardımcı olur. Ama bu işi onların kendi başı-
na, kendi hızlarında ve kendi yöntemleriyle yapmaları gerekir.
Ve elbette herkesin bunu bir kerede yapacak kadar gücü ya da
cesareti olmayabilir. Bu yüzden sabırlı, saygılı ve şefkatli davra-
nırsınız çünkü artık bunun bazen çok acı verici ve korkutucu
bir deneyim olduğunu bilirsiniz.
Kendi içinizde iyi hissedersiniz. Bu sizin için yeni bir duy-
gudur ve bunu çok seversiniz. Böylece kendinize çamur atmaya
sonsuza dek son verirsiniz çünkü artık daha da ışıltılı parlayan
ışığınız sayesinde, keşfettiğiniz güzelliği sevmeye başlamışsınız-
dır. Artık içinizden çıkan ışık demetleri her yöne dağılmaya
başlamıştır. Ama eski çamurların bir kısmı hâlâ üzerinizdedir
ve onlar temizlenmesi en zor olanlardır. Yıllardır oradadırlar
ve sizin sayenizde kendilerini çok rahat hissederler. Hiçbir yere
gitmek istemezler. Cama ne kadar yaklaşırsanız o kadar dikkat-
li ovalamanız gerekir. Fakat daha inatçı ve kararlı çamurlar da
bu seviyelerdedir.
Bu, çok büyük ve çok yorucu bir iştir. Zaten şimdiden eski-
sine nazaran çok büyük bir gelişme kaydetmişsinizdir. Belki de
bu kadarı yeterli olacaktır. Belki ben de şu anki halimle, bu son
çamur katmanıyla yaşayabilir ve şu anki ışıltımla parlayabili-
rim. Ama ışık da güçlü ve kararlıdır. Sizin en parlak halinizle
ışıldamanızı ister. Böylece size daha da fazla güç verir ve siz de
sonuna kadar temizlemeye devam edersiniz.
Sonunda, bu işi bitirdiğinizde, ışıltınız en başta sizi olmak
üzere herkesi kendine hayran bırakır. Bu kadar güzel olabilece-
ğiniz ya da böylesine parlak ışıldayabileceğiniz hakkında hiçbir
fikriniz yoktur. Şimdi siz diğer ışık toplarıyla vakit geçirdikçe
çevreniz de daha parlak yanmak istemeye başlar çünkü sizdeki
güzelliği görürler ve bu onlara kendi içlerinde de çok büyük
bir potansiyel olduğunu hatırlatır. Onlar da taşıdıkları onca
çamur yüzünden bunu unutmuşlardır.
Bazı ışık topları ışıklarını göstermenin çok zor olduğunu
düşünür ve karanlıkta kalarak kendilerini ve birbirlerini bu
şekilde mutlu olduklarına ikna etmeye çalışırlar. Bu çamuru
taşımaya bunca alışmışken o kadar zorlu bir işe kalkışmanın
ne gereği vardır ki? “Ben bu halimden memnunum” derler.
“Ve etrafa çamur atmaya devam edeceğim. Hemen şimdi, dı-
şarı çıkıp mutlu olan ve iyi vakit geçiren o parlak ışıklara biraz
daha çamur atacağım. Bu kadar çok keyif almaya nasıl cüret
ederler?”
Böylece karanlık toplar bulabildikleri tüm çamurla dışarı
çıkıp etrafa çamur atmaya başlarlar. Ayrıca ekip halinde daha
iyi çalışırlar, ne de olsa birlikten kuvvet doğar. Fakat siiregi-
den temizlik yüzünden artık her şey daha parlak olduğu için
pek de net göremezler. Artık çamurunu temizlemeyi bitirmek
üzere olan, daha mutlu ve parlak yanan ışık toplarını görürler.
Böylece karanlık toplar, aydınlık olanlara bir sürü çamur atar-
lar. Gerçi bunlar kalıcı olmaz. Peki, ne değişmiştir? Eskiden
yapışıp kalan çamurlar artık tutunamaz.
Onların bilmedikleri şey, ışığımız yıllar boyunca içimizde
gizli kalmış olsa da içimizde büyümeye devam etmiştir. Artık
ışığınız o kadar sıcak ve parlak yanmaktadır ki çamur üzerine
yapışmaz. Artık sadece herhangi bir iz bırakmadan ve sizi etki-
lemeden kayıp gider.
Sizin ışığınız da böyledir, içinizde çok güzel ve çok parlak
olma potansiyeli olan bir ışık vardır. Fakat yıllardır biriken ça-
muru temizlemek için kendinize karşı sabırlı ve yumuşak ol-
manız gerekir. Her küçük parça temizlendiğinde gerçek benli-
ğinizin bir kısmı daha dışarı yansımaya başlar.
Artık aramızda olmayan o harika insanların ayakuçlarından
paylaştığım her pişmanlık hikâyesini fethetmek için cesaret ve
sevgi gerekir. Ama seçim sizindir. Parlak ve neşeyle yanmak
isteyen bir ışık gibi her defasında bir adım atarak ilerlemenizi
sağlayacak rehber içinizdedir.
Kendiniz olun, dengeyi bulun, dürüstçe konuşun, sevdik-
lerinize değer verin ve kendi kendinize mutlu olma izni ve-
rin. Bunları yaparsanız sadece kendinizi değil, hayatında bunu
yapacak cesareti bulamamış olan ve son haftalarında bunun
pişmanlığını yaşayan herkesi onurlandırmış olursunuz. Seçim
sizindir. Hayatınız, size aittir.
Önünüze mücadeleler çıktığında ve siz her şeyin nasıl olup
da yoluna gireceğini merak ettiğinizde, belirli bir ilişkide nasıl
huzur bulabileceğinizi düşündüğünüzde, ihtiyaç duyduğunuz
bağlantıların ne zaman size ulaşacağını ya da bir şeyi gerçekleş-
tirmek için gereken parayı nereden bulacağınızı merak ettiği-
nizde şunu hatırlayın; kalbinizin istediği şey de sizin istekleri-
nizin yerine gelmesidir. Bazen sadece sizin yoldan çekilmeniz
gerekir. Yapabileceğiniz her şeyi yapın ve sonra akışına bırakın.
Kendi yolunuzdan çekilin.
Sonra kendinizi istediğiniz yerde bulduğunuzda dik du-
run, omuzlarınızı geriye atın ve derin, sevgi dolu bir nefes
alın. Şu anda olduğunuz kişiyle gurur duyun ve bunu hak
ettiğinize bütün kalbinizle inanın ve güvenin, dualarınız ka-
bul edildiği ve şimdiden size doğru yola çıkmış oldukları için
şükredin. Ve şu basit ifadeyi hatırlayın: ‘Gül ve Bil.’ Sadece
gülün ve bilin.

ÖLMEDEN ÖNCE PİŞMAN OLDUĞUMUZ 5 ŞEY ‘YAZIMIZIN SONU
– Son –

 

Cevap bırakın