Home » istanbul escort » KEŞKE DAHA MUTLU BİR HAYAT YAŞAMAK İÇİN KENDİME İZİN VERSEYDİM

KEŞKE DAHA MUTLU BİR HAYAT YAŞAMAK İÇİN KENDİME İZİN VERSEYDİM

“Çünkü mutluluk bir seçimdir Rosemary ve ben her gün
bunu seçmeye çalışıyorum. Bazı günler yapamıyorum. Senin
gibi benim de zor bir hayatım oldu, seninkinden farklıydı ama
yine de zordu. Ama yanlış giden şeylerle mücadele etmek ve
bunu ne kadar zor başardığıma odaklanmak yerine her gün
bana verilen hediyeleri görmeye ve içinde olduğum anın elim
den geldiğince keyfini çıkarmaya çalışıyorum” dedim ona dü
rüstçe. “Neye odaklanacağımızı seçme özgürlüğüne sahibiz.
Ben olumlu şeyleri seçmeye çalışıyorum; mesela seni tanımış
olmak, sevdiğim işi yapıyor olmak, satış hedeflerini tutturmak
gibi bir baskı altında olmamak gibi ve her gün yaşadığım ve
sağlıklı olduğum için şükrediyorum.” Rosemary, bana yoğun
bir ifadeyle bakıp söylediklerimi hazmederken gülümsedi.
Onun bilmediği şey, onun bakımını üstlendiğim sırada bir
yandan kendi hastalığımla uğraşmakta olduğumdu. Kısa süre
önce ufak bir ameliyat geçirmiştim. Doktorum beni arayıp
hemen daha büyük bir ameliyat yapılmasını gerektirebilecek
şüpheler olduğundan bahsetmişti. Ben de ona, bu konuyu dü
şüneceğimi söylemiştim. “Bunun düşünülecek bir tarafı yok”
demişti keskin bir tavırla. “Bu ameliyatı olmak zorundasın,
yoksa bir yıl içinde ölebilirsin.” Ona tekrar bunu düşünece
ğimi söyledim. O zamana kadar vücudum aracılığıyla birçok
ders almıştım ve geçmişinizin depolandığı yer bedenimiz oldu
ğu için bu hiç şaşırtıcı değildi. Yaşadığımız tüm mutluluklar ve
acılar, bir şekilde vücudumuzda kendilerini gösterirler. Daha
önce birçok acı verici duyguyu serbest bırakarak kendimi kü
çük rahatsızlıklardan kurtarmıştım ve şimdi de iyileşme konu
sunda bana çok büyük bir hediye verildiğine karar vermiştim.
Hastalığıma bu bakış açısıyla yaklaşacaktım.
Kendi korkumla baş etmem yeterince zor olduğu için bu
durumdan sadece bir-iki kişiye bahsetmiştim. Bunu atlatmak
ve istediğim şeye, yani sağlığa odaklanmak için bütün gücü
me ihtiyacım vardı. Bu yüzden diğer insanların fikirlerini ya
da korkularını da taşımak gibi bir riske giremezdim. Bunların
kaynağı sevgi olsa da bu iyileşme yolculuğunda hiç kimsenin
korkusu için bir milim bile yer yoktu. Kendimi duygusal ola
rak ifade edebilecek cesarete sahip olmam ve çok derinlerdeki
bazı şeyleri serbest bırakabilmem daha da önemli hale gelmişti
ve bir süre işler pek de iyi gitmemişti. Geçmişin derinliklerin
den gelen birçok şey su yüzüne çıkmıştı.
Bir noktada bu mücadele öyle zor ve duygusal olarak acı ve
rici hale geldi ki ölüm fikrini kabullenmeye ve hastalığın gelip
beni almasını istemeye başladım. Tüm hayatımı ciddi biçimde
gözden geçirip tüm çabalarıma rağmen yaşlanamadan, bu has
talık yüzünden ölebileceğimi kabul ettikten sonra büyük bir
huzur buldum. Zaten inanılmaz bir hayat yaşadığımı ve yü
reğimi onurlandıracak cesarete sahip olduğumu fark etmem,
ölümle yüzleşmeme ve her iki sonucu da kabul etmeme olanak
sağladı. Bu kabullenişin ardından gelen huzur çok güzeldi.
Her zamanki meditasyon çalışmalarıma devam etmenin
yanı sıra iyileşme üzerine birçok kitap ve gözünde canlandırma
tekniğiyle çalıştım ve bunlara ek olarak özgür kalmak isteyen
birçok duyguyu serbest bıraktım. İçimde bir sürü değişim ol
maya başladı. Zaman içinde en kötü kısmını atlattığımı hisset
meye başladım ve artık iyileşme yolundaydım.
Sarmaşıklarla kaplı, yüksek bir çitin ardına saklanmış ha
rika bir yazlık evin ev bakıcılığını yapma teklifi almıştım. Ev
oldukça hareketli bir mahalledeydi fakat neredeyse görünmez
haldeydi ve bu çok hoşuma gitmişti. Ayrıca uzun ve güzel bir
banyo benim için hep bir hayat kurtarıcı olmuştu ve bu evin
devasa bir banyosu vardı. Bu kadar hoş bir ortama sahip olun
ca daha önce de defalarca yaptığım bir meyve suyu diyetine
girmeye ve birkaç günlük bir sessizlik ve meditasyon dönemi
geçirmeye karar verdim.
Vücudum her zaman duygularımın hangi noktada oldu-
ğunu gösteren harika bir işaretçi olmuştu. Küçük bir hastalık
kendini gösterdiğinde bundan önceki günler ya da haftalarda
düşüncelerimin ya da eylemlerimin nerelerde olduğunu fark
edebiliyordum. Sonuç olarak zaman içinde vücudum çok net
ve dürüst bir iletişim kanalı haline geldi ve ben de her zaman
elimden geldiğince onun söylediklerini dinlemeye en doğru
iyileşme yöntemlerini bulmaya çalışmaya başladım. Müşteri
lerim ya da arkadaşlarım sık sık bu konuda herhangi bir şey
yapmadan uzun süre önce vücutlarında bir sorun olduğunu
bildiklerini kabul ederlerdi. Fakat sağlığı kaybettiğimizde hayat
kalitemizin ne kadar düştüğünü gördüğüm için vücudumun
bana gönderdiği tüm sinyallere elimden geldiğince çabuk ve
olabildiğince iyi tepki vermem gerektiğini öğrenmiştim. Sağlık
bize muhteşem bir özgürlük sunuyordu ve genellikle bunu bir
kez kaybettiğimizde geri dönüşü olmuyordu.
O evde kalırken yeni aldığım bir kitaptan öğrendiğim bir
meditasyonu uygulamaya başladım. Gerçi bu noktaya gelmek
için birçok aşamadan geçmiştim ve zaten yapmam gereken bir
sürü şey olmuştu. Bu kitap, hücrelerimizin zekâsını ve nasıl
birlikte çalıştıklarını inceliyor ve hastalığı vücuttan atmak için
onlardan nasıl yardım isteneceğine dair rehberlik ediyordu.
Bahsi geçen, hücre seviyesinde bir iyileşmeydi. Sabahın orta
larına doğru meditasyon yastığıma oturup kendi içimde derin
ve huzurlu bir yere gittim. Kitaptaki gözünde canlandırma ve
dilekte bulunma metotlarını uygulayarak hücrelerimden beni
eğer hâlâ kaldıysa hastalığın geri kalan kısmından özgürleştir
melerini istedim.
Bundan sonra hatırladığım ilk şey, koşarak tuvalete gittiğim
ve büyük bir şiddetle kustuğumdu. Bu his vücudumun en de
rin parçalarından geliyordu ve çok uzun süre kusmaya devam
ettim, ta ki içimde kesinlikle hiçbir şey kalmadığını hissedene
kadar. Tamamen güçsüz düşmüş halde yerde oturup tuvalete
doğru eğilirken, hâlâ bir şey kalıp kalmadığını anlamak için
başım dönerek bekledim. Dahası vardı, hatta çok daha fazlası
vardı ama en sonunda hepsi bitti. Harcadığım çabadan bit
kin düştüğüm için ayağa kalkarken küvetin kenarından destek
almam gerekti. Midem sürekli kasılmaktan acıyordu. Yavaşça
meditasyon yaptığım odaya dönüp yerdeki yumuşak halının
üzerine uzandım, üzerime büyük bir battaniye aldım, fetüs po
zisyonuna geçtim ve altı saat boyunca deliksiz uyudum.
Akşamüstıınün soluk ışıkları odaya dolmuştu ve yeni baş
layan akşam serinliği beni nazikçe uyandırdı. Orada, o sıcak
battaniyenin altında yatıp içeri dolan akşam ışıklarını izlerken
kendimi yeni bir yaşama uyanmış gibi hissediyordum. Bana
verilen bu rehberlik ve beni bu iyileşme noktasına getiren ce
saret için dua ederek kendi kendime gülümsedim. Vücudum
hâlâ o gün yaşadıklarım yüzünden biraz zayıftı. Fakat o ak
şam biraz daha hareket edebilir hale geldiğimde büyük bir neşe
beni ele geçirdi. Ağır diyetimden sonra hafif bir akşam yemeği
hazırlarken yüzüm mutluluktan acıyordu. Bu iş bitmişti.
Vücudum iyileşmişti ve o zamandan beri hastalığın hiçbir
belirtisi ortaya çıkmadı. Herkesin kendisi için seçtiği iyileş
me yöntemlerine, ki bunlar arasında ameliyat, doğal terapiler,
Doğu gelenekleri ya da Batı nın ilaçları olabilir, saygı duyu
yorum fakat ben kendim için doğru yöntemi seçmiştim. Bu
zamanı atlatmak için o ana kadar öğrendiğim her şeyi kullan
mam gerekmişti ama bunu başarmıştım.

Cevap bırakın