Home » istanbul escort » MUTLULUK ŞU ANDADIR BÖLÜM 4

MUTLULUK ŞU ANDADIR BÖLÜM 4

anadolu yakası escort bayanEv bakıcılığı işlerinin arasında birkaç arkadaşımda kısa süre
kaldıktan sonra çok az tanıdığım bir kadının evindeki bir oda
yı kiralamıştım. Ev sahibimin nezaketi ve birkaç haftada bir
taşınmak zorunda olmadığım için müteşekkir olsam da orası
daha çok onun alanıydı. Bu yüzden hiçbir zaman kendimi ger
çekten evimde gibi hissetmiyordum ve uzun dönemli olarak
da ideal değildi.
Ama her şey olması gerektiği gibi oluyordu çünkü bu du
rum, kendime ait bir alana duyduğum isteğin daha da yo
ğunlaşmasını sağladı. Kendime ait bir mutfağım ve evim
olmayah neredeyse on yıl olmuştu. Bu arzu günden güne
artıyordu. Cath elli bir yıl boyunca aynı evde yaşamıştı ve
böyle bir hayatı hayal bile edemeyeceğini söylüyordu. Ben
de, onun hayatını hayal bile edemediğimi ve tekrar kendime
ait bir alana özlem duymaya başlamış olsam da bir parçamın
her zaman biraz dolaşmayı seveceğini söyledim. Fakat artık
içim her kıpırdanmaya başladığında tüm evimi değiştirmek
tense yerleşik bir merkeze sahip olup oradan seyahat etmeyi
düşünüyordum.
Yetişkin hayatımın büyük bir parçası olan savrulma yılla
rı, kişiliğimin önemli bir kısmı haline gelmişti. Ama içimde
değişimler oluyordu ve artık daha önce sürdürdüğüm hayata
devam etmek için içimde ne yeterli enerjiyi ne de isteği bula
mıyordum. Artık istediğim tek şey kendi mutfağıma ve kendi
alanımın bana sağladığı mahremiyete sahip olmaktı.
Değişimlerin hayatın değişmez bir parçası olduğu konusun-
da bana katılan Cath gülüp hayatımı bu kadar sık değiştirerek
ortalamalar kanununa yardımcı olduğumu söyledi. Onun gibi
yarım yüzyıl boyunca aynı evde yaşayan insanları dengelemek
için benim gibi insanlara ihtiyaç olduğunu söyleyerek cevap
verdiğimde ikimiz de kıkırdadık. Hayatlarımız birbirinden çok
farklıydı fakat aramızda çok güçlü bir bağ vardı. Bunun sebebi
ortak felsefe sevgimizdi.
Bakıcılık işine nasıl başladığımı öğrenmek isteyen Cath,
bankacılık yaparak geçirdiğim yıllardan bahsettiğimde çok şa-
şırdı. “Ah, bunu hayal bile edemiyorum” dedi hayretle.
“Tanrı’ya şükür ben de” diyerek güldüm. O zamanları dü-
şündüğümde tek bir hayata ne çok şeyin sığabileceğini ve onca
yılı bir yana bırakın, kendimi o dünyada hayal etmenin bile ne
kadar zor olduğunu hayretle fark ediyordum. “İnce çoraplar,
yüksek topuklar ve kurumsal üniformalar hiçbir zaman bana
göre değildi, Cath; düzenli hayat da öyle.”
“O zamandan beri yaşamayı seçtiğin hayat düşünüldüğün-
de buna şaşırmadım” diyerek kıkırdadı. Sonra biraz daha cid-
dileşerek bu işi yapmaya daha ne kadar devam edeceğimi ve
bundan başka bir iş fikrim olup olmadığını sordu. Çekingen
davranmanın anlamı yoktu. Dürüstlüğün önemini çoktan öğ-
renmiştim ve bu konuda özgürce konuşabilmek de kendimi
harika hissetmeme sebep oluyordu. Son zamanlarda bu konu-
da aklımdan bir sürü şey geçiyordu ve bunları Cath’e yüksek
sesle söylemek zihnimin netleşmesini sağlıyordu.
lam olarak ne zaman olduğunu bilemesem de son bir yıl
içinde aklıma hapishanelerde şarkı yazma dersleri verme fikri
gelmişti. Hapishane sistemi, hakkında hiçbir şey bilmediğim
bir şey olmasına rağmen bu fikir peşimi bırakmıyordu. Zaman
geçtikçe bu tohum yavaş yavaş büyümeye devam etti. Yakın
zamanda beni kanatlarının altına alan ve bana ödenek bulma
olasılıkları hakkında rehberlik eden harika bir kadınla bağlan-
tıya geçmiştim.
“Evet, tekrar yaşama dönmelisin, Bronnie. Burada yaptığın
çok güzel bir iş ve belli ki senin hayat amacının şu döneme
ait bir parçası ama zaman zaman seni çok yorduğuna da emi-
nim” diye ısrar etti Cath. Bu alanda çalışmaya başlayalı sekiz
yıl olduğunu anlatırken içimde bir şeylerin yer değiştirdiğini
hissettim. Bu böyle devam edersem duvara çarpmamın yakın
olduğuna dair bir uyarıydı. Enerjim tükenmeye başlıyordu.
Hayatlarının gün batımındaki insanların huzur bulduğunu
görmek ve büyümelerine şahit olmak çok büyük bir onurdu.
Bu bana iş tatmini anlamında çok büyük ödüller veriyordu.
Bu işi sevdiğimi inkâr etmem imkânsızdı ve bu hâlâ geçerliydi.
Ama aynı zamanda etrafımda gelişip ölmeden önce hayatlarını
gözle görülür biçimde değiştirme umudu olan insanların oldu-
ğu bir işte çalışmayı da istiyordum, içimde tamamen yaratıcı-
lık gerektiren bir işte çalışma arzusu da oluşuyordu ve yaşaya-
bileceğim kendime ait bir yer bulduktan sonra daha çok evden
çalışabileceğim bir işim olmasını istiyordum.
Kendimi Cath le bu konularda yüksek sesle konuşurken
duymak, sürece fark edilebilir bir enerji vermişti. Kısa süre
içinde bir hapishanede ders vermekle ilgili fikirler zihnimi
daha da çok meşgul etmeye başladı. Bakıcılık yaparak geçirdi-
ğim zaman sona eriyordu. Hatta sona ermesi gerekiyordu. Bu
alanda yapabileceğim neredeyse her şeyi yapmıştım.
Aramızdan ayrılmasına kısa süre kala Cath e bir ölüm iyiliği
geldi ve birkaç gün için iyiye gidiyormuş gibi göründü. Bunu
daha önce de gördüğüm için düzenli ziyaretçilerin hepsine te-
lefon edip onları Cath’le vakit geçirmeye davet ettim çünkü
yokuş aşağı, son inişine geçmesine çok az kalmıştı. Bazıları zi-
yaretlerinden sonra bana sorular sordu çünkü Cath harika gö-
rünüyordu ve enerjisi çok yüksekti. Biri çok uzun zaman hasta
olduğunda bu bize bahşedilmiş bir lütuf gibi görünür. Bu, sev-
diğimiz kişiyi hastalık ele geçirmeden önceki eski ışığının bir
kısmıyla hatırlamamıza olanak sağlar. Cath, ailesi ve arkadaş-
larıyla şakalaşır ve onlarla vakit geçirmenin keyfini çıkarırken
odasından iki gün boyunca kahkahalar yükseldi.
Ama ertesi gün eve geldiğimde bana sözlü olarak cevap ver-
mekte bile zorlanan, ölmek üzere bir kadınla karşılaştım. Cath
tamamen güçten düşmüş, bütün vücudu gevşemişti ve sonraki
üç gün boyunca da böyle kaldı. Çoğunlukla uyuyordu ama
ben pedlerini değiştirirken ya da onu yıkarken uyandığında
bana bakıp giilümsüyordu. Artık lazımlığı kullanma lüksü bile
geçmişte kalmıştı.
Tekrar ziyarete gelen arkadaşları, artık çok sevdikleri Cath’le
son kez vedalaştıklarını bilerek ciddi ifadelerle yanından ayrı-
lıyordu. Üçüncü günün sonunda bu geceyi atlatamayacağı çok
belliydi. Bu yüzden mesaim bittikten sonra da Cath’in erkek
kardeşi ve onun eşiyle birlikte orada kaldım. Gece bakıcısı daha
önce hiçbirinin ölü vücudunu görmemişti ve ben kalmaya ka-
rar verince çok rahatladı. Uzun yıllar önce benim onun yerin-
de olduğum zamanı düşündüğümde ne kadar çok yol aldığımı
fark ettim. O zamanlar bu kadar çok harika insanla tanışıp
böylesine kişisel ilişkiler kuracağımı ve yoluma çıkan, önceden
tahmin edemeyeceğim bunca dersi bilmem imkânsızdı.
Son birkaç gündür katı tabletleri yutamadığı için Cath’in
ağrı kesicileri sıvı olarak veriliyordu. O akşam biraz daha ilaç
bırakmak için sosyal hizmetlerin hemşiresi uğradı. Cath artık
uyanık ya da bilinçli değildi. Hemşire, Cath’in kardeşine ve
bana, “Bu son olacak” dedi. “Bu geceyi atlatamayacak.” Ona
nazikçe teşekkür ettik ve ben ona evin dışına kadar eşlik et-
tim. Kapıda vedalaşırken hemşire bana, “Bir saat içinde öl-
müş olur” dedi. Bu işte hem çok fazla üzüntü hem de çok
fazla mutluluk vardı. Üzüntü, onlar giderken vedalaşmanın
getirdiği histi. Mutluluksa çektikleri acının sona erdiğini ve
sevgimizi paylaştığımızı bilmenin yarattığı duyguydu.

Cevap bırakın