Home » istanbul escort » SAFRAN BOLU LOKUMU MAKİNADAN ÇIKMAZ

SAFRAN BOLU LOKUMU MAKİNADAN ÇIKMAZ

70 yıllık geçmişi olan lokum firmasının yetkilisi Caner Gömleksiz lokumlarının
tamamen insan eliyle yapıldığını, makineyle üretimin lezzeti bozduğunu söylüyor
Yalnız insanların değil,
bazı ürünlerin de soyağacı
oluyor. Safranbolu lokumu
bunların başında geliyor.
Biz de dünyaya nam
salmış bu lokumun
70 yıllık kökenine gidip,
neyin ne olduğunu
anlayalım ve anlatalım
dedik. Kalfalıktan gelen
Hidayet ve Osman Sezer
kardeşlerin 1942’de
Safranbolu’da açtıkları
dükkan, bugün 3. kuşağın
ellerinde ‘İmren’ adıyla
dünya markası olmuş
durumda. Firmanın genel
Koordinatör Yardımcısı
Caner Gömleksiz’den
(Safranbolu, 30) Safranbolu
lokumunun özelliklerini
öğreniyoruz.
uzman işi
“Günümüzde şehir içinde
imalathaneye izin
verilmediği için organize
sanayi bölgesinde 3 katlı
tesisimize geçtik. Bu
tesisimizde de tamamen
insan eliyle üretim
yapıyoruz. Her şeyi
makineye bağladığımız
zaman lezzetin kaçtığını
düşünüyoruz. Sadece
lokumda değil, hemen her
yerde bunu görüyoruz.
Günün koşulları da havanın
suyun değişimi de lezzeti
değiştiriyor. Safranbolu
lokumumuzun özelliği
Hidayet ve Osman Sezer kardeşlerin ikisi de kalfalıktan yetişmiş.
Burada en büyük ustalık,
ustalarımızın ustalığındadır.
Lokumu pişiren, 40-50 yıllık
3 ustamız var. Onlar artık
lokumun kıvamına o kadar
alışmışlardır ki, gözleriyle
bile bunu anlarlar. Önemli
özelliklerimizden biri de
toz şeker kullanmam izdir.
Glikozu katiyen
kullanmayız. Fındığımız,
fıstığımız da özel kalitedir.”
Çite kavrulmuş fıstıklı
lokumun yanı sıra fındıklı,
safranlı, çikolatalı, güllü,
sakızlı lokum çeşidi var.
tarihi konak
Ailenin turizm alanında da
yatırımı var. Bu konuda
yapılanları Otel Müdürü
Evren Yüdırım
(Safranbolu, 32) ailenin
70 yıl önceki mekanı olan
tarihi Safranbolu konağını
restore edip turizmin
hizmetine açtıklarını
anlatıyor. Bu arada
Safranbolu’nun tarihi,
kültül el ve uoğal
zenginliklerinin
korunması için
ÇEKÜL Vakfı Başkanı
Prof Dr. Metin Sözen’i
takdirle anıp kulakların
çınlatıyoruz. Evren Yüdırım
bu konuda şunları söylüyor:
“Prestijimize uygun bir
konaklama tesisini 2009
yılında açtık. Restorasyonu
1,5 yü sürdü. Bizim
patronlarımızın burada
doğduğu, annesinin gelin
geldiği, babasının doğduğu
konak bugün bir aüe
işletmesidir. Konağın
sofaları aslına uygun
şekilde restore edilmiştir.
Sofanın birinde ahşap bir
sandık vardır, aynı yerinde
durur. Dikiş makinesi aynı
yerdedir. 17 odamız var.
4’ü baş odadır. Adı ‘başımın
üstünde yerin var’
tabirinden gelir.
Önemli misafirlerimizi
baş odalarda ağırlarız.”
turist akını
Evren Bey daha sonra
konaktaki (artık oteldeki de
diyebiliriz) odaların
özelliklerini teker teker
anlatıyor. Lokantasında
yöresel yemekler yapıldığını
söylüyor. Turistik açıdan
genelde Safranbolunun
durumunu soruyoruz. Şu
bilgileri veriyor: “Yerli
turisti daha çok tur
operatörleri getirir.
Bu tlü lstlerin çoğu
İstanbul’dan gelir. Geri
kalanı Ankara ve îzmir üe
Safranbolu’nun civarındaki
illerden gelir. Yabancı
turistler 12 ay boyunca gelir.
Çin, Tayvan, Japonya,
Malezya ağırlıklıdır. Nisan,
Mayıs, Haziran aylarında
Amerika, Fransa, İtalya,
Belçika, Yeni Zelanda,
Hollanda, Kanada,
Avustralya’dan gelenler
çoğunluktadır.”

Cevap bırakın