Home » antalya escort » sevgiliye özlem

sevgiliye özlem

Kate içini çekerek ahizeyi yerine bıraktı. Birkaç
kez Camilla’ya telefon edip Rick’in haberini ver-
mek ve aynı zamanda aklını kurcalayan bazı küçük
sorunları arkadaşına danışmak istemişti. Fakat tele-
sekreterde Camilla ile kocasının bir süre için kent
dışına çıktıklarına dair bir not vardı. anadolu yakası escort
Michael’in odasında yere bağdaş kurmuş oturu-
yor, çocuk da yerde emekleyip, oyuncaklanyla oy-
nuyordu. Kate yıkanmaktan rengini atmış kot pan-
tolon ile rahat bir kazak giymişti. Michael yaşantısı-
na girdiği günden beri, hafta sonlan dramatik bir şe-
kilde değişmişti; dışarıda yemeklere, tiyatrolara ve
çeşitli sanat galerindeki sergilere gitmeye son ver-
mişti. Bunun yerine parkta yürüyüş yapıp, alış veri-
şe çıkıyordu. Ve eğer pazar gecesi Michael erken
uyursa, yanm saat kadar dinlenip, hafta içinde yapa-
cağı işleri tekrar gözden geçiriyordu. kartal escort
O gün hava yağışlıydı; dışarıda fazla kalmaya
gerek yoktu. Parktaki ağaçların yapraklan ıslak kü-
meler halinde yolu kaplamıştı. Kate bir gece içinde
ısının fazlasıyla düştüğünü hissetmişti.
Michael oyuncaklanndan birini onun kucağınaatıp ilgisini çekmek istedi. Yan yana dizildiği zaman
çocuğun ismini yazan parlak renkli tahta bloklar-
dan oluşan bu oyuncağı, Kate dayanamayıp büyük
bir hevesle satın almıştı. kadıköy escort
Bloklar dizmeye başladı, ama yaptığı işe dikkati-
ni veremediği ve sürekli sokaktaki araba seslerine
kulak kabarttığı için kendi kendine sinirleniyordu.*
Rick Evans’ı bekliyordu. pendik escort
Acaba yaptığı doğru muydu? Michael’i bir ya-
bancının eline bırakacaktı… ama daha önce işe aldı-
ğı kızlar da yabancıydı. Fakat onlar farklıydı; Rick
bir erkekti…
Kate huzursuzca kıpırdandı. Cinsel ayınm yapı-
yordu. Oysa kendisine karşı böyle davrandıklan za-
man çok kızardı. Bir erkeğin küçük bir çocuğun ba-
kımını üstelenmemesi için hiçbir neden yoktu. Ayrı-
ca, Michael diğer dadılanna göstermediği yakınlığı
ona göstermişti. ataşehir escort
Hayır. Eğer korkulannın ve kuşkulannın köke-
nine inecek olursa, bunlann Michael’den değil, ken-
disinin Rick Evans’a karşı beslediği kanşık duygu-
lardan kaynaklandığını anladı.
Birincisi, onun düşündüğünden çok farklı bul-
muştu. Güçlü bir erkekti. Emir vermeye alışık başan-
lı bir işadamı havasını taşıyordu. Kate erkek bir da-
dının böyle niteliklere sahip olacağını hiç tahmin et-
memişti. tuzla escort
Bu düşüncelerinin, çocukluğundaki ön yargılar-
dan ve koşullardan kaynaklandığını fark edince, yi-
ne huzursuzca kıpırdandı. Kadınlann iş hayatına
atılabileceklerini kabul edemeyen insanlara kızar-
ken, kendisi nasıl aynı hatayı yapabiliyordu?Kadınların gerçek eşitliğe kavuşmasına olanak
yoktu. Kate bunu biliyordu, fakat ayrıca Michael’e
erkek dadı tutmanın kendisine verdiği rahatsızlık-
la, bu eşitsizliğin sürüp gitmesini haklı gösteren bir
davranışta bulunmayı da kendine yediremiyordu.
Akşama doğru, Rick Evans ortalarda görünme-
yince, Kate onun bu işten vazgeçtiğine karar verdi.
Ama pek rahatlamadığını hissedince şaşırdı. Yine es-
ki sıkıntıları başlayacak, dadı arama derdine düşe-
cekti; bunun için huzursuzlandığına inanmak ister-
di ama içinden bir ses başka bir şeylere canının sıkıl-
dığını söylüyordu. ümraniye escort
Michael uyumuştu. Kate ajandasını gözden geçi-
rip, randevularını kontrol etti. Elinde birkaç küçük
müşterisi vardı, ama James Cameron gibi ona sağ-
lam iş güvencesi sağlayacak müşterilere gereksinimi
vardı.
Büyük bir titizlikle hazırladığı bilgi dosyasını çı-
kartıp hiçbir şeyi gözden kaçırmadığından emin ol-
mak için dikkatle incelemeye başladı. Yanında çalı-
şan iki kız, en çok reklam alan çeşitli yerel TV ve rad-
yo istasyonlarının listesini hazırlanışlardı. Kate ise,
süpermarketlerin yeni görünümü için hangi paketle-
me firmalarının daha iyi bir imaj yaratacaklarını ve
hangi dergilere reklam verileceğini araştırmıştı.
Anlaşmayı imzalatabilmek için her türlü ^alışma-
yı yaptığını bildiği halde, sanki birkaç noktayı gö-
zünden kaçırmış gibi, içinde bir huzursuzluk vardı.
Elinden kalemi bıraktı ve James gibi biriyle çalış-
maktan hoşlanmadığını fark etti. Adamı görünce si-nirlenip huzursuzlamyordu. Özelikle ona iltifatlar
yağdırdığı zaman, Kate çok rahatsız oluyordu.
Çok açık bir dille, fakat onu incitmeden, iş yaptı-
ğı erkeklerle ilişki kurmak niyetinde olmadığını be-
lirtmişti. James de bunu kabul etmiş görünüyordu,
ama bir şey Kate’yi rahatsız ediyordu. Ne var ki, bu
anlaşmaya ihtiyacı vardı.
Endişeli düşüncelere daldığı bir sırada, bir ara-
ba kapısının sert kapanışıyla irkildi. Kapı çaldığı za-
man ayağa fırlamıştı bile.
“Özür dilerim, geciktim. Eşyalarımı içeriye taşı-
yabilir miyim?” anadolu yakası escort bayan
Gerald’a durumu açıklayıp, birkaç hafta hiç kim-
seyle görüşemeyeceğini, bütün randevularının ip-
tal edilmesini söylediği zaman, adamın yüz ifadesin-
de en küçük bir değişiklik olmamıştı.
Hatta Garrick kendi ofisiyle bağlantı kurabilece-
ği bir bilgisayar terminaline gereksinim duyduğu-
nu ve kullandıkları sistemin hemen bilgisayara yük-
lenmesini söylediği zaman da adamın kılı kıpırda-
mamıştı.
Yalnızca, Garrick dokuz aylık bir bebeğe baka-
cak denejj^mli, ağzı çok sıkı bir dadı bulmasını iste-
diği zaman, Gerald’ın yüz ifadesi değişmiş, fakat
kendisini hemen kontrol altına almıştı.
Garrick yardımcısının sözü edilen çocuğun ona
ait olduğunu düşündüğünü hemen fark etmiş, fakat
onu aydınlatacak hiçbir bilgi vermemişti. Çocuğun
velayetini tamamiyle üstüne aldıktan sonra, gere-
ken açıklamaları yapacağını düşünüyordu.
Garrick arabayla yeni odası arasında birkaç kez
gidip geldi. Kate meraklı görünmemek için, o eşyala-yoktu. Kate bunu biliyordu, fakat ayrıca Michael’e
erkek dadı tutmanın kendisine verdiği rahatsızlık-
la, bu eşitsizliğin sürüp gitmesini haklı gösteren bir
davranışta bulunmayı da kendine yediremiyordu.
Akşama doğru, Rick Evans ortalarda görünme-
yince, Kate onun bu işten vazgeçtiğine karar verdi.
Ama pek rahatlamadığını hissedince şaşırdı. Yine es-
ki sıkıntıları başlayacak, dadı arama derdine düşe-
cekti; bunun için huzursuzlandığına inanmak ister-
di ama içinden bir ses başka bir şeylere canının sıkıl-
dığını söylüyordu.
Michael uyumuştu. Kate ajandasını gözden geçi-
rip, randevularını kontrol etti. Elinde birkaç küçük
müşterisi vardı, ama James Cameron gibi ona sağ-
lam iş güvencesi sağlayacak müşterilere gereksinimi
vardı.
Büyük bir titizlikle hazırladığı bilgi dosyasını çı-
kartıp hiçbir şeyi gözden kaçırmadığından emin ol-
mak için dikkatle incelemeye başladı. Yanında çalı-
şan iki kız, en çok reklam alan çeşitli yerel TV ve rad-
yo istasyonlarının listesini hazırlanışlardı. Kate ise,
süpermarketlerin yeni görünümü için hangi paketle-
me firmalarının daha iyi bir imaj yaratacaklarını ve
hangi dergilere reklam verileceğini araştırmıştı.
Anlaşmayı imzalatabilmek için her türlü çalışma-
yı yaptığını bildiği halde, sanki birkaç noktayı gö-
zünden kaçırmış gibi, içinde bir huzursuzluk vardı.
Elinden kalemi bıraktı ve James gibi biriyle çalış-
maktan hoşlanmadığını fark etti. Adamı görünce si-nnı taşırken salona çekildi.
Yorulmuştu, erkenden yatmak istiyordu. Araba
kapısının ve sonra da evin kapsının kapandığını
duydu. Garrick salonun kapısına vurarak, “Eşyaları-
mı taşıdım,” diye haber verdi. “Sanırım, Michael ile
ilgili olarak yapmam gereken işleri bir kez daha göz-
den geçirmek istersiniz, ama önce eşyalarımı yerleş-
tirmek için bana yarım saat izin verir misiniz aca-
ba?” .
Kate ağzını açıp yanıt verene kadar kapı kapan-
dı. Gafrick geri dönünce, Kate ona çay veya kahve
ikram etmemeyi düşünmüştü. Ona bu evde yalnız-
ca yeni patronun emir verebileceğini anlatmak isti-
yordu. Ama bunu onun kadar beceriyle yapabilece-
ğine emin değildi.
Garrick alt kata indiği zaman, Kate onu bekliyor-
du. Kapıyı tıklatıp salona girdiği zaman, Kate ayağa
kalkıp daktilo edilmiş listeyi ona uzattı.
Sakin bir sesle, “Burada her şey açıkça yazılı,” de-
di. “Yarın sabah erkenden ofiste olmam gerek.
Onun için şimdi yatıyorum. Eğer bir şey yiyip iç-
mek isterseniz, çekinmeyin. Gereksinimiz olan her
şeyi mutfakta bulacaksınız.” Başıyla soğukça bir se-
lam verip, salondan dışarı çıktı ve merdivenlere doğ-
ru yürüdü.
Garrick kaşlarını çatıp, onun arkasından baka-
kaldı. Ümit etmediği bir anda yalnız bırakılmış gibi
garip bir duygu içindeydi. Fakat bunun açlıktan
kaynaklandığını düşündü.
Son kez öğle yemeği yemişti. Fakat kendine yi-
yecek bir şeyler hazırlamaktan hiç hoşlanmazdı. Sa-
at on buçukta yatmaya da alışık değildi. Tam anla-nıyla, ortada kalmıştı.
Davranışlarıyla Kate Oakley’in neyi kanıtlamak
stediğinden pek emin değildi, ama yaramaz bir ço-
uğu cezalandınr gibi bir hali vardı. Onu aç kamına
atağa gönderip otoritesini kanıtlamak çabasınday-
sa, Garrick de ona dersini verebilirdi.
Kate’nin verdiği yedek anahtarlan alıp, sokak
kapısını açtı. üsküdar escort
Kate banyodan çıkarken arabanın hızla kapının
önünden uzaklaştığını duymuştu. Yatak odasının
penceresinden bakınca Ferrari’nin köşeyi döndüğü-
nü gördü. Nereye gidiyordu bu dadı?
Kendi kendine öfkeyle, bu seni ilgilendirmez,
dedi. Michael’e doğru dürüst baktıktan sonra, boş
kalan zamanlarında ne isterse yapabilirdi. Ama yine
de gece geç yatan bir insandan ertesi gün bir hayır
gelmeyeceğini düşünerek onu uyarması gerektiğini
düşündü.
Kadınlardan uzak yaşamayı seven birine benze-
eiyordu. Kate onun birlikte olduğu kadını merak
j^ti ve gözlerinin önünde canlanan görüntülerden
ehşete düştü.
m Nedense, onun bu kadınla seviştiğini düşün-
müştü. Rick’in çıplak vücudunu nasıl böylesine göz-
erinin önünde canlandırabiliyordu? İstemediği hal-
üe.bu adamın görüntüsü ruhunun karanlık bir köşe-
sine gizlenmişti.
Kate bu düşünceleri hemen kafasından uzaklaş-
tırmaya çalıştı. kartal escort bayan
Yorgun.olduğu halde uyuyamıyordu; Ferrari’-
nin döndüğünü, Rick’in içeri girip ön kapıyı kilitle-
diğini duyana dek uyuyamadı. Sonunda eve dön-müştü. Onun geri dönmesinin neden bu kadar
önemli olduğunu inceleyemeden uykuya daldı.
Garrick’in dışanda yediği akşam yemeği gülle
gibi midesine oturmuştu. Eve döndüğü zaman va-
kit gece yarısını çoktan geçmişti. Bilgisayar termina-
lini istediği gibi kurana dek, bundan sonra tam iki
saat uğraştı.
Bu yüzden Kate’nin çalar saatini duymamıştı.
Michael ile yürüyüşten dönen Kate’nin kapısını
sertçe çalmasıyla, yeni hayatına ilk adımını attı.
Kate içeri girmeden, “Şimdi Michael’e kahvaltısı-
nı hazırlayacağım,” diye seslendi. “Ve onu yedirip
oyun parkına bırakacağım.”
Kate Michael’i yedirdikten sonra giyiniyordu.
Zamana çok önem verirdi ve katı bir rutin uygular-
dı. Her sabah yaptığı gibi, saat sekizde, Michael’i
öpüp veda etmek için odasına girdi. Rick meydanda
yoktu, ama odasından gelen seslerden kalktığı anla-
şılıyordu. Evrak çantasını almak için alt kata iner-
ken ona seslenip kısaca veda etti.
Saat dokuza on kala ofisindeydi. Kapının kilidi-
ni açıp içeriye girdi. Bir süre sonra, yanında çalışan
iki kız, Sara ve Harriet, beş dakika arayla ofise geldi-
ler. Harriet hepsine kahve pişirirken, Kate gelen
mektupları açtı.
Sonra Camilla’nın ofisine telefon etti ve kayın-
pederinin hafta sonunda kalp krizi geçirdiğini öğ-
rendi. Kocası kente döndüğü halde, Camilla kayın-
validesini yalnız bırakmamak için bir süre onunla
kalacaktı.
Kate sekreterin verdiği bilgiye teşekkür edip, te-
lefonu kapattı. Rick’i işe aldığı için hala rahatsız olu-yordu, ama başka seçimi de yoktu.
Daha önce kullandığı ajanstan, hiçbir dadının
onun evinde çalışamayacağını sert bir dille söyle-
mişlerdi. Evet, belki hata Kate’nin kendisindeydi.
İnsanlardan çok fazla şey bekliyordu, onların uyum
saylayamayacağı kurallar koyuyordu. Hem diğer ev-
lerde bebeğin bakımını paylaşan birileri olurdu; Ka-
te’nin ise, kimsesi yoktu.
Bu ona acı veriyordu ama yalnız olmakla birlik-
te güçlü bir insandı. Bundan gurur duyuyordu. Ay-
rıca, iş hayatını etkileyecek duygusal bağlardan da
kendini korumayı çok iyi biliyordu.
Fakat o zaman Michael henüz yaşantısına girme-
mişti… ve şimdi, acı gerçeği fark ediyordu. Bebek ha-
yatında büyük bir karışıklık yaratmasına rağmen,
ondan asla ayrılamayacağını biliyordu.
Daha önceleri, bekâr1 kadınların neden çocuk
doğurmak istediklerini bir türlü anlayamazdı ve
kendisinin analık içgüdülerinden yoksun olduğu-
nu düşünürdü. Fakat artık bundan emin değildi.
Son haftalarda, tüm dikkatini işine vermesi gerekti-
ği anlarda, zaman zaman Michael aklına geliveriyor-
du. Hatta, bazen onun kendisine nasıl gülümsediği-
ni ve yeni bir beceri öğrendiğini düşünüp, hülyala-
ra dalıyordu.
Dışarıda iki kızın birbirlerine hafta sonunu na-
sıl geçirdiklerini anlattıklarını duydu. Harriet, Cots-
vvolds’a ailesinin yanına gitmişti. Sara ise, askerden
izine gelen nişanlısıyla birlikte bir hafta sonu geçir-
mişti. Kızların ikisinin de aileleri zengindi ve ger-
çekten çok az paraya çalışıyorlardı. Tanrıya şükür,
ikisi de Camilla’nın manevi kızlarıydı. Zengin aile-

Cevap bırakın