Rus Escort
bayan escort
B.Düzü Escort
bayan escort
İstanbul Escort
bayan escort
istanbul Escort
bayan escort
Rus Escort
bayan escort
kayaşehir Escort
bayan escort
istanbul Escort
bayan escort
istanbul Escort
bayan escort
İstanbul Escort
bayan escort
Bayan Escort
bayan escort
istanbul Escort
bayan escort
istanbul Escort
bayan escort
İstanbul Escort
bayan escort
istanbul Escort
bayan escort
istanbul Escort
bayan escort
Home » istanbul escort » ŞU HAYATTA ÖLMEDEN ÖNCE PİŞMAN OLDUĞUMUZ 5 ŞEY

ŞU HAYATTA ÖLMEDEN ÖNCE PİŞMAN OLDUĞUMUZ 5 ŞEY

anadolu  yakası escort bayanlarTROPİK DİYARLARDAN KARLAR

Dişlerimi bulamıyorum. Dişlerimi bulamıyorum Önceden planladığım akşamüstü iznimi kullanmaya yel-tenmişken bu tanıdık seslenişi duydum. Okumakta olduğum kitabı yatağın üstüne bırakıp oturma odasına doğru ilerledim.

Tam da beklediğim gibi Agnes odanın ortasında kafası ka-rışmış ve masum bir ifadeyle ayakta duruyor ve diş etlerini göstererek giilümsüyordu. İkimiz birlikte kahkahalara boğulduk

Kaybolan dişler vakası birkaç günde bir tekrarlandığı için buşakanın artık bizim için komikliğini kaybetmiş

olması gerekiyordu. Ama asla kaybetmedi.

Eminim ki bunu, beni yeniden yanına getirmek için yapı-
yorsun” dedim gülerek ve benim için artık tanıdık hale gelmiş
yerlere bakarak o günkü arama çalışmama başladım. Dışarıda
kar yağmaya devam ediyordu ve bu, evin rahatlığını ve sıcaklığını daha
da ortaya çıkarıyordu. Başını iki vanasallayan Agnesın
cevabı çok sertti. “Kesinlikle hayır, tatlım.’ıRraz kestirmek içini
uzanmadan önce çıkarmıştım; fakat uyandığımda onları hiçbir
yerde bulamadım.” Hafıza zayıflığına rağmen Agnesın keskin
bir zekâsı vardı.
Agnes’la dört aydır -evde yaşayacak bir bakıcı arandığına
dair verilmiş bir ilana başvurduğumdan beri- birlikte yaşıyor-
duk. İngiltere’de yaşayan bir Avustralyalı olarak başımı soka-
cak bir çatıya sahip olabilmek için bir barda, kalacak yer de
veren bir iş yapıyordum. Bu oldukça eğlenceliydi, hatta diğer
çalışanlar ve bazı yerlilerle aramda oldukça güzel arkadaşlıklar
da kurulmuştu. Bar konusundaki yeteneklerim çok işime ya-
ramıştı ve ülkeye gelir gelmez çalışmaya başlayabilmemi sağla-
mıştı. Bunun için şükrediyordum. Ama artık bir değişikliğin
vakti gelmişti.
Deniz aşırı yolculuğa çıkmadan önceki iki senem, görebi-
leceğiniz herhangi bir kartpostaldaki kadar güzel, tropik bir
adada geçmişti. Bankacılık sektöründe on yıldan uzun süre ça-
lıştıktan sonra beni pazartesi-cuma, dokuzdan beşe zorunluluk*
ğundan kurtaracak farklı bir hayat biçimi vardı.
Kız kardeşlerimden biriyle, tüplü dalış sertifik^kalarımuzı a
mak için Kuzey Queensland daki bir adaya tatile gitmişriik. Kı
kardeşim, dalış eğitmenimize tutulup sertifikalarknmızı alma
mızı oldukça kolaylaştırınca ben dt adadaki dağardan Ibirint
tırmandım. Gökyüzüne doğru uzanan devasa bir lr kayamın üs
tünde otururken bir farkındalık anı yaşadım. Berten bir addada
yaşamak istiyordum.
Dört hafta sonra artık bankada çalışmıyordum ve bana ait
eşyaların tamamı ya satılmış ya da ailemin çiftliğindekı bir ku-
lübeye kaldırılmıştı. Sadece coğrafi ulaşılabilirliklerini düşüne

rek haritadan iki ada seçmiştim. Yerlerinin hoşuma gitmesi ve
her ikisinde de birer tatil köyü olması dışında, onlar hakkın-
da hiçbir şey bilmiyordum. Bütün bunlar, aklınıza gelebilecek
her yer hakkında saniyeler içinde birçok bilgiye ulaşabileceği-
niz internetin kullanılmaya başlamasından önceydi. Başvuru
mektuplarımı postaya verdikten sonra nereye gideceğimi bile
bilmeden kuzeye doğru yola çıktım. Yıl 1991 di, yani cep tele-
fonlarının Avustralya’da yaygın olarak kullanılmaya başlaması-
na henüz birkaç yıl vardı.
Yolda, gamsız ruhuma tam zamanında dikkat çekici bir
uyarıda bulunuldu ve yaşadığım bir otostop deneyimi, bu işten
hemen vazgeçmeme sebep oldu. Kendimi, her yerden uzakta,
gitmek istediğim kasabayla hiç ilgisi olmayan toprak bir yolda
bulmam; beynimde bir daha asla otostop yapmamaya karar
vermeme yetecek kadar çok alarmın çalmasına sebep oldu.
Şoför bana, yaşadığı yeri göstermek istediğini söylerken etra-
fımızdaki evler gittikçe azalıyor ve bitki örtüsü sıklaşıyordu.
Toprak yolda sadece birkaç sürekli ziyaretçinin izleri görülü-
yordu. Neyse ki güçlü ve kararlı kalmayı başardım ve konuş-
mamla onu ikna ederek kendimi bu durumdan kurtardım. So-
nunda gitmek istediğim kasabaya gelip arabadan hızla inmeyi
başardığımda şoförüm sadece birkaç ıslak öpücük girişiminde
bulunmuştu.
Bundan sonra toplu taşıma araçlarından vazgeçmedim. Bu
benim otostop maceramın sonu oldu ve bu tehlikeli deneyim
dışında bu gezi ve özellikle de bundan sonra nerede yaşayaca-
ğımı bilmiyor olmak, harika bir maceraydı. Bir sürü otobüs
ve trenle daha sıcak iklimlere doğru yaptığım bu yolculuk,
yolumun bir sürü harika insanla kesişmesine de vesile oldu.
Yolculuğumun başlangıcından birkaç hafta sonra konuştuğum
annem bana, başvurduğum adalardan birinde beni bekleyen bir işim olduğunu söyleyen bir mektup aldığını haber verdi.

Cevap bırakın